|
|
| Başlık: |
 Kanseri yenmek |
Kanser kitlesi 42-44 C dereceye kadar ısıtılır ve böylece sağlıklı komşu dokulara zarar vermeden tümör kitlesi tahrip edilir. - Türkiye''de neden uygulanmıyor? - Bu kadar sade, böylesine etkili ve zararsız bir kanser tedavisi, ne yazık ki, ülkemiz onkologları tarafından ya bilinmediğinden, ya da ilaç firmalarına sadakatten kanser hastalarına ulaşamıyor. Yüksek ateş şokunun kanseri tedavi etmesi yanında, koruyucu niteliğini de gösteren çok parlak bir örnek verelim: Bundan 50 yıl kadar önce Orta italya''da Pontine Bataklığı diye anılan ve adeta sıtma tarlası olan bir bölge vardı. 500 kilometrekarelik bir bölgede hemen herkes sıtma geçirmekte ve bu hastalığın sık sık nükseden yüksek ateş krizlerini yaşamaktaydı. Fakat bu bölge yerlileri arasında hiçbir kanser olayı saptanmamıştı. Görüldüğü gibi yüksek ateş kanseri önleyici bir etken.... Dr. Güneral''den kanserlilere tavsiyeler... 1) Günboyu, susadıkça, evde yapılmış fazla koyu olmayan sebze çorbaları ve taze sıkılmış sebze ve meyve suları içiniz. Bu vücudunuza gereken vitamin, mineral ve enzimleri depolar ve ayrıca vücudu toksinlerden temizler. 2)Ne içmede ne de pişirmede asla klorlu olabilecek su kullanmayın. Özellikle pişirme sırasında klor yoğunluk kazanabileceğinden daha da tehlikeli olabilir. 3) Gıdalarınızı paslanmaz çelik ya da cam kaplarda pişirin. Az su kullanın. Düdüklü tencere, mikro dalga fırını ve alüminyum kap kullanmayın. 4)Alkollü içki kullanmayın. Yoğun sigara dumanı olan yerlerden kaçın. 5) Rafine besinler ve muamele görmüş gıdaları kullanmayın. Yedikleriniz ne derecede doğal ve taze iseler o kadar yararlıdırlar. 6)Toksik maddelerle ilaçlanmış sebze ve meyveleri kullanmayın. Bahçeniz varsa bu ürünleri kendiniz yetiştirin. 7) Yemeklerden sonra gaz ya da hazım bozukluğu görülürse sindirim organlarında yetersizlik var demektir. O takdirde yemeklerin ortasında birer tane pankreoflat türü ilaç alın. 8) Bir eczaneden alabileceğiniz nitrazin kağıdı ile idrarınızın asiditesini ölçün. Düşük çıktığı takdirde HCL tabletlerini kullanın. 9) Tuzu azaltın ve iyotlu tuz kullanın. 10) Patates, kuru fasulye, fındık, yeşil sebzeler gibi potasyum yönünden zengin gıdalar alın... 11) En az 8 saat uyuyun. Gündüz ara sıra dinlenin. Elinizden geldiğince hareketli olun. 12) Bitki çayları için, kekik, kuşburnu, ıhlamur, adaçayı gibi, 13) Beyaz ekmek yerine, çavdar, yulaf, kepek ekmeği ve bulgur kullanın. Esmer pirinç de tavsiye edilir. 14) Sadece koyun sütünden yapıldığına inandığınız peynir ve yoğurtları yiyin. 15) Taze meyve yerken, içerdiği şeker düzeyine göre elma, armut ve portakal gibi iri meyveler günde 3-4 tane, çilek, vişne; kiraz ve ahududu gibi meyveler 150/200 gram yenebilir. 16) Zeytinyağı kullanın. 17) Taze olarak beyaz etli derin su balıkları yiyin. 18) Kuzu eti ve ciğeri yiyin. 19) Kavrulmamış kayısı çekirdeği yiyin 20) Bol bol ısırganotu yiyin... Tohumunu balla karıştın, kendisini börek ya da salata şeklinde yiyin. 21) Acıbiber dışındaki baharatları kullanabilirsiniz. 22) Soğan ve sarımsağı da bol bol tüketin...
|
|
| Hit: |
618 |
| İstatistik: |
Puan: 10 Oy:1 (Puan Derecesi: 1 = Kötü, 10 = İyi)
|
| Eklenme Tarihi: |
24/10/2005 |
| Yazar/Kaynak: |
Belirtilmemiş |
| Yazar'a Ait E-mail/Website: |
Belirtilmemiş |
| Gönderen: |
kefirci |
| Yorumlar: |
1 Yorum |
By zusta 25/10/2005
|
böyle güzel bir tedavi yöntemi varken niye insanlar perişan ediliyor. arkadaşım babasını zakkumcu ziyaya götürebilmek için ne eziyetler çekti bu konular niçin bizim doktorlar tarafından incelenmiyor?? ALLAH sizlerden razı olsun
|
|
Geri Dön
|
|
Yüklenme Süresi 0,109sn
|